Urban Walks Ankara (Ankara Kent Yürüyüşleri)
Urban Walks ekibi; Ankara Aks kurucularından sanat tarihçisi Cemre Gökpınar ile Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğretim görevlisi Cem Dedekargınoğlu tarafından yürütülen bir organizasyondur.
Etkinliklerde, genelde yürüyüşün kapsamına ve bağlamına dair kısa bir giriş yapılır. Ardından, güzergâhta yer alan yapıların tarihçesi, biliniyorsa mimarı ve dönemin kent yaşamına dair izler katılımcılarla paylaşılmaktadır.
Ankara ile özel bir bağ kurmuş biri olarak, bu kent yürüyüşlerinden üçüne katıldım. Üç yürüyüş arasında beni en çok etkileyen Bahçelievler güzergâhı oldu. Sanırım uzun yıllar aynı çevrede çalışıyor olmam, semti farklı bir bakış açısıyla görmemi sağlarken, geçmişin izlerini bugünün yapıları arasında keşfetmeme de olanak tanıdı.
Semt hakkında bilgi vermek gerekirse, Bahçelievler’e ismini veren yapılar aslında küçük müstakil evlerdir. Genellikle kırmızı tonlardaki dış cephe boyalarının üzerine sarılan yeşil sarmaşıklar ve evlerin önündeki küçük bahçeler, bu evleri ikonik hale getirmiş ve semtin ismini bu karakteristik mimariden almasına neden olmuştur.
Yürüyüş Rotasında İlgimi Çeken Yapılar:
🏢 Tusso Blokları: 1960’lardan sonra artan nüfus ve kent planlaması ihtiyacıyla birlikte yeni konut alanları ve apartman blokları inşa edilmeye başlandı. Tusso Blokları da bu genişleme sürecinde ortaya çıkan ilk toplu konut örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Blok tipi konutların öncülerinden olması ve kullanışlı yapısıyla dikkat çeken bir yapı kompleksidir.
🧱 İsrail Evleri: Müteahhidi İsrailli bir inşaat firması olan bu yapılar, kiremit rengi balkonlarıyla öne çıkar. Bahçelievler’in mimari çeşitliliğini yansıtırken, semtin zaman içinde geçirdiği apartmanlaşma sürecinin de erken örnekleri arasında yer alır.
🏠 AIESEC Evi: Bir dönem, dünya çapında gençler için liderlik gelişimi, kültürel değişim ve staj fırsatları sunan AIESEC programının Ankara’daki yerleşkesi olarak kullanılmıştır. Tipik bir Bahçelievler evidir ve dönemin mimari çizgilerini yansıtan önemli bir örnektir.
🏛 S. Baydur Evi: Şu an bir kahve zinciri tarafından kullanılıyor olsa da, bir zamanlar Mimar Sabih Kayan tarafından tasarlanan bu yapı, 1950’ler dönemi mimarisinin önemli örneklerinden biridir. Estetik ile işlevselliği bir araya getirmesiyle dikkat çekmektedir.
🏡 Tasarruf Evleri: 1950’lerde Ankara’nın artan konut ihtiyacına yanıt olarak planlanan bu evler, kooperatif sistemiyle hayata geçirilmiş ve dönemin üst gelir grubuna hitap etmiştir. Geniş yeşil alanlar, sosyal donatılar ve topluluk yapısıyla Ankara’nın planlı kentleşmesinde önemli bir yer edinmiştir.
🌄 Anlamlı Bir Final: Atapark’tan Anıtkabir’e Bakarken: Yürüyüş, Atapark’ta, iki çift mavi gözün izlediği bir manzarayla son buldu. Gözlerimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı olan Anıtkabir’e çevrilmişti. O an, sadece bir parkta durmak değildi, geçmişle bugünü birleştiren görünmez bir çizginin sonuna varmış gibiydik.
Son Söz
Anıtkabir’e bakarken, yürüdüğümüz güzergâhın sadece fiziksel bir rota değil, Ankara’nın belleğinde sessizce akan bir zaman yolculuğu olduğunu fark ettim. Bu yürüyüş, kente duyduğum aidiyet duygusunu daha da pekiştirdi. Soğuk bir memur kenti olarak anılsa da, Ankara’nın her sokağında içten bir sıcaklık, her köşesinde ise anlatılmayı bekleyen bir hikâye gizli.
Urban Walks, işte bu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor; tıpkı geçmişten bugüne uzanan, sabırla çizilmiş bir harita gibi. Yolunuz Ankara’ya düşerse ve tarih ile kent bilinci gibi konulara ilgi duyuyorsanız, Instagram hesaplarını takip ederek bu etkinliğe katılmanızı tavsiye ederim.


