içinde

Hayata Geç Kalmak

Yeni Fikirler
Yeni Fikirler
Hayata Geç Kalmak
Loading
/

Hiç kendinizi bir şeylere geç kalmış hissediyor musunuz? Bu his özellikle 20’li yaşlarda önemli hayat kararları alırken karşımıza daha sık çıkar. Kariyer, ilişkiler, akademik kaygılar ya da kişisel gelişim alanlarında sürekli kendimizi birileriyle karşılaştırırız. Bu da kronik bir yetersizlik ve gecikmişlik hissine yol açabilir. Psikoloji literatüründe bu karşılaştırmalar sosya karşılaştırma teorisiyle açıklanır. Bu teoriye göre insanlar, kendi başarılarını değerlendirmek için başkalarının yaşamlarını referans alır. Özellikle günümüzde sosyal medya kullanımı, bu mekanizmanın bırakabileceği kötü etkileri gözler önüne serer çünkü sosyal medyada başkalarının en iyi anları, en güzel fotoğrafları, en gurur duydukları başarılarıyla karşılaşırız. Fakat bu yukarı yönlü karşılaştırmalar özsaygımızı düşürür ve hatta yaşamdan aldığımız tatmini bile düşürebilir. Oysa bu karşılaştırmalar çoğunlukla seçici ve gerçek dışıdır çünkü kimse reddedildiğini, ayakta tutmayı başaramadığı ilişkisini, çirkin çıktığı fotoğrafları ve hayatının mutsuz olduğu alanlarını paylaşmak istemez. Dolayısıyla biz de kendimizi başkalarının en iyi versiyonlarıyla yarıştırırız.

Aynı zamanda hepimize toplum tarafından çizilen bir hayat senaryosu vardır. Bunlar açık ve net söylenmese bile hepimiz içten içe biliriz ki ideal hayatı yaşayabilmemiz için okulda gelecek vaadeden bir alan seçmeli, 25 yaşında mezun olmalı, ardından saygı duyulur bir kariyer inşaa edip bu sırada da evlenip çocuk sahibi olmalıyız. Peki bu yol herkese uygun mudur?

Öncelikle herkesin gelişim süreci ve tercihleri birbirinden farklıdır ve kimse farklı yaşam tercihleri yüzünden yargılanmamalı ve hayatın gerisinde kalmış hissetmemelidir. Bunun yanı sıra gelişim psikolojisi bize yaşamın doğrusal bir çizgide ilerlemediğini gösterir. Özellikle 18–29 yaş aralığı, yani “emerging adulthood” diye adlandırdığımız dönem; deneme, yanılma, keşfetme ve kimlik oluşturma süreci olarak görülür. Bu yüzden hissettiğiniz belirsizlik, aslında yanlış yolda olduğunuzun değil, kendi yolunuzu oluşturmaya çalıştığınızın bir işaretidir. İnsanlar hayatları boyunca birden fazla kez kariyer değiştirebilir, yeni beceriler edinebilir, ilişkilerini sonlandırıp yeniden başlayabilir. Yani hayat için tek bir rota yoktur veya doğru olan rota bize empoze edilen olmayabilir. Belki de önemli olan, başkalarının hızına yetişmek değil, kendi yolculuğumuzun anlamını keşfetmektir.

Ne düşünüyorsun?

Gerçekten Aynı Anda Birden Fazla İş Yapabiliyor muyuz?

Başarmak Ama Neyi?